İçeriğe geç

İstanbul’un güzel köşesi: Çengelköy!

Geçtiğimiz pazar Çengelköy’ün yolunu tuttuk. Çok uzun zamandır Çaycı İzzet Efendi’nin çayını içmek istiyordum, şansıma hava günlük güneşlikti.

Midem bir hayli kazınıyordu önce güzel bir öğle yemeği yiyelim dedik. Arabayı İspark’a attığımız noktadan itibaren sahil şeridini 3 kez arşınladık. Açlıktan bayılmak üzere olduğum için tarihi Çınaraltı Çay Bahçesinin manzarasıyla iştahımızı kabartıp, balıkçıya geçtik. Malum mevsim hamsi mevsimi, hamsikuşunu denemek lazım.

Ne zamandır hamsikuşu yemek istiyordum, tarihi bir balık lokantası bulduk: İspark’ın iskele çıkışından çıktığınızda solda Türkiye Jokey Kulübü’nün ihtişamlı mimarisini göreceksiniz, kapısının tam çaprazındaki Şen Balık Lokantası. Kalamalarları ve salataları oldukça taze hamsinin her hali mevcut. Her gelen hamsi siparişi verdi, hah dedim hamsikuşu için doğru yerdeyiz. Fiyatlar performans oranını beğeneceğinizden hiç şüphem yok.

Karnım tok sırtım pek olduğuna göre Çaycı İzzet Efendi’ye geçmenin tam vaktiydi. Bir yandan yürüyor, bir yandan Çengelköy’ün şirinesi deli kızım Nesrin’den Çengelköy tavsiyeleri alıyordum. Maia Kafe’de Rapunzel yemeden dönme dedi, çikolataları bir harika dedi. Bunu duyan Ezgi rahat durur mu hazır yolumuzun üstü yer sırası bekleyelim dedik. Yer beklerken çikolataları kestik, o kadar güzel bir yerki tıklım tıklım..

20160109_153435

İçeri girdiğinizde insanlar saksıda toprak kaşıklıyor olacak şaşırmayın, ev yapımı çikolataya pop-corn karıştırıp toprak görüntüsü vermişler aslında o bir Mousse. Benim tercihim Anka tabağından oldu, içinde ne ararsanız var. Marshmallow’ları ateşte kızartıp ev yapımı mis gibi kurabiyeler arasında yiyebilir, ev yapımı çikolataları arasına sürüp taptatlı bir sandviç yaratabilirsiniz.

20160109_155000
Önce
Sonra

Neyseki tatlı komasına girmeden Çaycı İzzet Efendi’de en güzel köşeyi kaptık. 1879 yılında Çay Risalesi yaptıran Çaycı İzzet Efendi’nin o güzel adını alan kafede tüm gün bilgisayarımla çalışabilirim. Eminim çokta verimli olurdu.. Yaklaşık 60 çeşit çayın olduğu bir kafede kim güzel çalışamaz ki.. Burada çay siparişi vermiyorsunuz, kalkıp çayınızın harmanını koklayarak seçip adını öğrenip, çay yapan güzel insana ben harmanımı seçtim deyip usulca yerinize geçip bekliyorsunuz. Demliğiniz hiç soğumuyor, porselen fincanlarda çayınızı yudumlarken kitapta okuyabilirsiniz. Matematikçi olduğumu hissetmişler gibi bir de matematik karikatür kitabı olan Logicomix’i önüme koymuşlar 🙂 Tezer Özlü’nün satırları da benimleydi değmen keyfime.

IMG-20160110-WA0026

Eve dönerken Çengelköy tarihi börekçisinden soğanlı-peynirli böreklerden almayı da unutmadım. Bir de yanındaki pastaneden tuzsuz zeytinli çubukları almadan da dönemezdim.

Ah be Çengelköy çok güzelmişsin, yüz kilo olmadan dönmem gerekiyordu ama her fırsatta geleceğim. 🙂

ah be

Bu yazı yorumlara kapalı.